1 May 2010

bir otonom hikaye

-1-

 sancı, şehre bir merkezden yayılıyor. şehrin tam ortasında duruyor; boşluğa düşenden ruhunu satın alıyor. ruhunu alan bir fuda,ruhunu satan bir zikte.

1 fuda=1000 zikte
1 fuda=1000000 zikte
1 fuda=1000000n  zikte
ve büyüyor sancı...
karınca yolu misali her müstakbel zikteyle kanallar kuruyor arasında. inceden bir zaman duvarı örüyor; vakitsiz nakitsiz bırakıyor. binlerce kaçış planı tek tek yitiriyor geçerliliğini. çaresiz kıstırılmış düşünceler tüm bedeninde taşınıyor kan yoluyla. oksijen taşıyıcı damarlar artık birer oksijen tüketicisine dönüşüyor. aldığı nefesle biraz daha tüketiyor, her nefeste biraz daha...
yaşamsal enerji üretimi form değiştiriyor,atık enerji platformu
üretimden tüketime geçmiş zikte bu platforma yığıyor + değerini. o artık fudayı besleyen zincirlerden sadece biri
fuda büyüyor, sancı yayılmaya devam ediyor. şehrin çeperine dayandı. etrafında zakai duvarları; esnek ve yüksek duvarlar fudaya geçiş vermiyor
sancı büyüyor enerji yayılmaya devam ediyor...


-2-


sancı dar geliyor göğsüme, nefes almak zor, sıkıştım...
çıkış tabelasını takip ediyorum
1 sağa-2 sola-düz devam et-geri dön-2 sağ-ve 1 sol-
bu işte bir yanlış mı var?
bu kadar ziktenin ne işi var burada, ne zaman çoğaldı bunlar

bentler kuruyorlar aralarına akışı biraz olsun dindirmek için;
ama akıyor. bir plazma yoğunluğunda, yavaşça


-3-


küçük bir tekne turu, akıntıya verip kendini

      v=3mq                 kaçış planım bu
 

   m= ziktelerin dönüş yönü
bir zikteyi incelemeli önce, sonra diğerini sonra ikisini birden,sonra 3.
tümevarım yapmalı..
bir fudanın etrafını koşan bir zikte, aynı ivmeyle koşuyor, neden bu daireyi çiziyor??
-hep bu yönde mi koşarsın
-evet
-neden
-çünkü yolum bu
-!!!!!
  yolun bu mu?
-evet, onlara ruhumu satıcam;sonra 3 milyar nefes daha kazanacağım
-daha mı?  zaten alıyorsun işte!!

haklıydı zakai duvarları onları sıkıştırdıkça nefes almakta zorlanıyorlardı. 3 milyar nefeste onları baya bir idare ederdi.

q= bir fuda salınım açısı

önceden zikteler,boşluğa düşünce satardı ruhlarını. ama artık tanımsız olan boşluk bile onlar için önemsiz hale gelmiş. yaptıklarının tanımı yok, yapacaklarının da...
daha fazla nefes var; daha fazla..
böylece her boşluğa atılan zikte sancıyı büyütüyorve zakai duvarlarıyla arasına sıkıştırıyor

v=beynin soru sorma hızı

soruların cevapları yoktu. bu bir kısırdöngü, bir paradoxun içindeyim.
en iyi cevap koşmak; ama kendi yolunda..
engelli bir köprü bu.
bir merkezkaç kuvvetinin içinde kalabilirsin ya da sıyrıldığında seni hızlıca etrafa savurabilir
hızımı arttırmlıyım
belki zaman hızına ulaşırsam süzülerek havalanabilirim

2 yorum:

  1. hayırlı olsun kardeşim! kafam karıştı biraz... iyidir iyidir...

    YanıtlaSil
  2. valla benimki de bi o kadar karışık :)

    teşekkür ederim mahmut efendi

    YanıtlaSil